cogitationis poenam nemo patitur
ekmekarasi:

Soru: “Romanlarında biraz daha fazla umut olabilir miydi?” Cevap: “Umut üzerinde çok düşündüğüm, durduğum bir konu. Benim için önemli ve hikayelerimde yer veriyorum. Bu bazen her zaman kasanın kazandığı bir kumarhane masasında bir kumarhane fişi oluyor, bazen bir vazelin markası, bazen de sayfayı çevirmek için bir sebep. Evet, belki tünelin sonunda daha fazla ışık olabilirdi ama bu o kadar da kontrol edebildiğim bir konu değil.”Hakan Günday / Sözünü Sakınmadan konuşmasından 

ekmekarasi:

Soru: “Romanlarında biraz daha fazla umut olabilir miydi?”

Cevap: “Umut üzerinde çok düşündüğüm, durduğum bir konu. Benim için önemli ve hikayelerimde yer veriyorum. Bu bazen her zaman kasanın kazandığı bir kumarhane masasında bir kumarhane fişi oluyor, bazen bir vazelin markası, bazen de sayfayı çevirmek için bir sebep. Evet, belki tünelin sonunda daha fazla ışık olabilirdi ama bu o kadar da kontrol edebildiğim bir konu değil.”


Hakan Günday / Sözünü Sakınmadan konuşmasından 

Kaptan Köşkü

Sen gelmeden önce

Kaptan köşkü sen oldu

Senle doldu burası

Kokun geldi senden önce,

Sesin sonra

ve güzelliğin ki ardından..

İsterdim anlatayım,

Maviliğiyle denizin,

Poyraz asiliğinde 

Sonsuzluğuyla yıldızların

Anlatabileyim..

Sabahına yakın,

Sensiz hayal edilemeyecek

herhangi bir sonbaharın.

Hep hüznümüzü süpürsün diye

Yüzleştiğimiz

Amansız rüzgar

Bu gece umutlarımızı 

Üfledi uzak yarınlara

Biliyorsun

Doğduk ayrı menzillerde

Büyüdük ayrı menzillere..

Kopan iki kıta gibi

Birkaç mısrada

Mesafeler büyüttük..

Hepsini biz yarattık,

Gözünüzde parlayan kalemin

Verdiği yetkiye dayanarak

Çizdik çerçevelerinizi,

İçini sevgiyle doldurduk

Yarattık sevgililer oyun hamurundan

Oyun sanarak

Çok sevdik

Acı kustunuz..

Bozmaya kıyamadık da

Sayınız çoğaldıkça, 

Sustuk

Sesleriniz birbirine karıştı

Duymaz olduk..

Seviyorum ama itirazım var,

seviyorum’un öznesi ben değilim

üçüncü şahıstır

Bunu yapan ben değilim çünkü

Bu onun bana yaptığıdır.

Ve benim için aşkın öznesi

İçinde hayaller saklayan

Uykusuz bir suskunluk,

Hiç bir yönü olmadan

Buraya gelen

Yutkunamadığım

Sonsuzluktur…

Gülüşünde yıldızlar..

Gözlerinde bilmem ne düşü

Bakışında gülümseyen

Bela bir zulüm..

Sevda kuşu

Sevdalı kuş

İçini acıtan içime dokunmuş

Aşk öylece omzuma konmuş.

Durdurmak lazım zamanı

Kan kaybetmekteyken saatler

Hüznüne tam yol sarılıp

Kesip atsam ortadan zamanı

İki zamanda öpsem seni

İki kez

Yavru kuş…

Yanlış kişiden samimiyet beklediğin an kırılıyorsun.

Dostoyewski (via eloariene)

*

As if a women has ever loved a man for his virtue…

ah kimseler bilmez seni kimseler,

Kimse yapmadı bana şarabın yaptığını

ve ellerim yanımda,

yaralarımı göstermek istemiştim sana

sadece

bilemedin..

Ah benim anlatamayışlarım

En büyük hayal kırıklıklarım

Geçmiştir üstünden epey

Beni ben yapan terkedişlerim

Ah ben,

Onca yaşanmışlığın ardında

Bir küçük çocuğun merhabasındayım aslında

ve gülümseyişinde ki

Avucumda

Neye sahip olmam istenmişse

sahip olmuşluğun boşluğu

Kendi kanını içen bir it gibi

Boğuluyorsam

Gülümseyişinde

Çocuk

Senin yaralarını sarmak için değil

Senden olabilmek içindi

[Flash 9 is required to listen to audio.]
1 year ago

ölsem

eksiksiz ölürdüm